YAŞAM

Günlük hayatın içinde, çoğu zaman fark etmeden yaptığımız küçük paylaşımlar var. Bir arkadaşımızın rujunu denemek, aynı havluyu kullanmak, kulaklığı paylaşmak ya da “bir kereden bir şey olmaz” diyerek kişisel bir eşyayı başkasına uzatmak… Hepsi oldukça masum görünüyor. Peki gerçekten öyle mi? Aslında “kişisel” olarak tanımladığımız bu eşyalar, en çok temas...
01.04.2026
Güzel bir gün dileğiyle başlamak isterim… Bazı yemekler vardır; tarif defterlerine yazılmaz, ölçüyle yapılmaz, daha çok göz kararı ve gönül işiyle ortaya çıkar. İşte bugün sizlere anlatmak istediğim lezzet de tam olarak böyle… Mütevazı ama etkisi büyük, az malzemeli ama unutulmaz bir tat. Çocukluğumun en güzel anıları hep mutfakta saklıdır....
31.03.2026
Türk televizyonlarının mutfakla kurduğu bağı yeniden tanımlayan isimlerden biri: Nermin Öztürk. Sadece yemek tarifleri sunan bir ekran yüzü değil; aynı zamanda kültürü, samimiyeti ve ev sıcaklığını milyonlara taşıyan güçlü bir anlatıcı… Bugün televizyon ekranlarında onlarca yemek programı var. Ancak bazı isimler vardır ki sadece tarif vermez, bir duygu bırakır. Nermin...
30.03.2026
Evde lahmacun yapıyoruz… Peki lahmacunu sevmeyen var mı? Bence yoktur! Varsa da gerçekten çok azdır. Çünkü bu lezzete karşı koymak neredeyse imkânsız. İncecik hamurun üzerinde yayılan o nefis kıymalı harç, fırından çıkar çıkmaz yükselen mis gibi kokular… Daha o an insanın iştahı açılıyor. Ben o kadar çok seviyorum ki her...
30.03.2026
Erik mevsimi yaklaşırken içimde tarif edilmesi zor bir heyecan başlar. Tezgâhlarda ilk yeşil erikleri gördüğüm anda zaman bir anda geri sarar; şehir, kalabalık, telaş silinir gider. Yerine toprak kokusu gelir, kuş sesleri duyulur, güneş biraz daha içten ısıtır. İnsan bazen bir meyveyle bile çocukluğuna dönebilir mi? Erik, benim için tam...
24.03.2026
Bazı tatlar vardır; sadece damakta kalmaz, bir anıya, bir hissiyata dönüşür. Benim için çikolata tam olarak böyle bir şey. Özellikle de o akışkan hali… Kaşığı batırdığınız anda içinden usulca yayılan, sıcaklığıyla sizi sarıp sarmalayan o an… İşte o, sadece bir tatlı değil; küçük bir mutluluk ritüeli. San Sebastian cheesecake ise...
23.03.2026
Ramazan akşamlarının kendine has bir huzuru vardır. Gün boyu süren sabrın ardından kurulan sofralar, sadece açlığı gidermek için değil; aynı zamanda paylaşmanın, şükrün ve birlikteliğin en güzel hali için hazırlanır. İftar sonrası ise bu güzel anları taçlandıran bir gelenek vardır: tatlı. İşte tam da bu noktada, geçmişten günümüze uzanan sade...
18.03.2026
Osmanlı mutfağı denildiğinde çoğumuzun aklına ihtişamlı saray sofraları, bakır siniler, ağır ağır pişen et yemekleri ve kat kat açılmış hamur işleri gelir. Oysa bu mutfak yalnızca zenginlik değil; aynı zamanda incelik, denge ve cesaret mutfağıdır. Tatlı ile tuzluyu, meyve ile eti, baharat ile sadeliği bir araya getirebilme ustalığıdır. Özellikle Topkapı...
09.03.2026
Medya, tüm dünyada demokratik toplumların yasama, yürütme ve yargıyı denetleme işlevine sahip “dördüncü kuvveti” olarak bilinir. Ancak bu işlevin yerine getirilebilmesi, medyanın kendi içindeki denetim (otokontrol) ile dışarıdan gelen baskı (sansür) arasındaki dengenin nerede kurulduğuna bağlıdır. Türk medyasında “otokontrol” kavramı, son yıllarda yoğun olarak yapılan 5. kol faaliyetleri ile etik...
23.02.2026
Ramazan geldi… Hoş geldi… Bereketiyle, huzuruyla, o içimizi ısıtan eski hatıralarla geldi.Bir ay boyunca sofralarımız sadece yemekle değil; sabırla, şükürle, paylaşmayla donanır. Ramazan ayı, takvimde bir zaman dilimi değil; gönlümüzde açan bir mevsimdir.Çocukluğumuzun Ramazanları bambaşkaydı… Sahura kalkmak başlı başına bir heyecandı. Uykulu gözlerle sofraya oturur, yarım yamalak niyet eder, “oruç...
23.02.2026
Evde beyti kebabı yapıyoruz… Hep dışarıda yenir diye düşünmeye hiç gerek yok. O güzel restoran sofralarını aratmayacak lezzetleri evde de yapmak mümkün. Hem de sandığınızdan çok daha kolay. Ben yemek yapmayı hiçbir zaman “zorunluluk” olarak görmedim. Aksine, mutfak benim için terapi alanı. Günün koşturması, yorgunluğu, kafamdaki kalabalık… Hepsi tezgâhın başında...
14.02.2026