Sait İnanç Yazdı: Yeni Nesil Kanaat Önderleri…

Sait İnanç Yazdı: Yeni Nesil Kanaat Önderleri…
Yayınlama: 18.06.2026
A+
A-

Düşünsene; bir yanda yılların takım elbiseli, asık suratlı herşeyolog! duayen gazeteci ve televizyon yorumcuları karşısında yeni nesil kaydırmalı çok takipçili dünyayı kurtaran şapşikler…

İki kendinden menkul karakteri yan yana koysak ortaya karışık nasıl bir tablo çıkardı?

Güzide medyamızın geçmişi ve gelmişi aynı ortamda nasıl anlaşırlardı da izleyiciye ne verirlerdi?

Malum artık son dakika krizlerini o halka ışıkla (ring light) aydınlatılmış, pürüzsüz filtreli yüzlerden öğreniyoruz. Haber akışı tam olarak şöyle ilerliyor: “Kızlar, kaydırmalı linke harika bir kolajen bıraktım, inanılmaz ödem atıyo… Bu arada Merkez Bankası’nın bugün aldığı faiz kararı bence enflasyonu daha da körükleyecek di mi? Siz ne diyosunuz bu duruma? Hadi fikrinizi yorumlara yazın, en iyi yoruma da bu lip gloss’u hediye ediceemm!”

Sizce de tezat değil mi?

Eskiden “güvenilir haber” demek, olay yerinde toz yutmuş, soğuktan burnu kızarmış, kalabalık arasında kalmış gürültüden kendini unutmuş muhabir demekti.

Şimdi ise güvenilirlik kıstası, haberi verenin cildinin ne kadar parladığı ve sponsorlu içeriklerini “samimi” sunumuyla ölçülüyor.
Dünyanın bir köşesinde büyük bir kriz patlak veriyor ve biz bu haberi, arka planda loş bir ışık ve estetik bir latte eşliğinde dinliyoruz:
“Arkadaşlar, jeopolitik gerilimler gerçekten enerjimi çok düşürdü, o yüzden bugün sadece pozitif kalmaya odaklanıyoruz…”
Geleneksel medya, bilgi kirliliği ve saatlerce süren içi boş tartışma programlarıyla izleyiciyi o kadar yordu ki; insanlar çareyi “En azından yalan söyleyecek kadar politik değiller, samimi duruyorlar” diyerek bu yeni nesil yayıncılarda buldu.

Hadi durumu biraz daha hicvederek, “halka ışıklı” fenomenin karşısında, konuşurken uyuyan duayen uzmanımızı ekranda buluşturalım.
Ekran ikiye bölünmüş, sol tarafta loş bir stüdyo ışığı altında, önünde bitmek bilmeyen notlar, yarısı içilmiş bir bardak su ve gözlükleriyle her konunun daimi bilirkişisi Uzman Bey oturuyor. Ceketinin düğmesi patladı patlayacak, sıkı sıkıya kapalı, yüzünde dünyayı omuzlarında taşıyormuş gibi bir ifade var.

Sağ tarafta ise kusursuz bir “ring light” aydınlatması, arka planda estetik neon ışıklar ve elinde buzlu matcha lattesini tutan yeni nesil medya kraliçesi Yaren var.

Konumuz Küresel Ekonomik Kriz ve Bilgi Kirliliği…

Moderatör:

“Evet sayın seyirciler ve sevgili takipçiler, yayınımıza hoş geldiniz. Bugün küresel enflasyonu ve medyada dolaşan bilgi kirliliğini konuşacağız. Uzman Bey, sizinle başlayalım. Bu kriz nereye gidiyor?”

Uzman Bey boğazını temizler, gözlüklerini burnunun ucuna indirir:

“Şimdi… efendim, ıhı ıhı!meseleye makro-stratejik bir konjonktürden bakmak elzemdir. 1970’lerdeki petrol krizini hatırlayın… Gerçi hatırlayamazsınız, siz o zamanlar daha portakalda vitamindiniz. Küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, jeopolitik fay hatlarını tetikliyor. Bu fay hatları ki, arz-talep eğrisini öyle bir bozar ki… dolayısıyla merkez bankalarının faiz politikaları… aslında… hmmm…” Uzman Bey’in çenesi göğsüne düşer, canlı yayında hafif bir horlama sesi duyulur…

Ceren ekrana iyice yaklaşarak, fısıltıyla konuşur:

“Ayyy Uzman amca uyudu galiba, kıyamam yaa! Arkadaşlar inanılmaz bir olay yaşanıyo şu an! Canlı yayında adamın şarjı bitti resmen! İşte geleneksel medyanın hali bu kızlar, enerjileri o kadar düşük ki kendi kendilerini uyutuyolar. Ben size en net yatırımı söylüyorum: Kendinize yatırım yapın! Bu arada şu an yüzümdeki o harika ışıltıyı soranlar olmuş, ekonomi çökerken bile parlamamı sağlayan o harika aydınlatıcının linkini bio’ma sabitledim. Kaydırarak kriz stresini atabilirsiniz!”

Bu arada Uzman Bey İrkilerek aniden uyanır:

“Ne diyordum! Evet, Karadeniz havzasındaki stratejik dengeler! Bir saniye hanımefendi… Siz oradan ne anlatıyorsunuz? Hangi strateji kürsüsünden mezun oldunuz da enflasyon hakkında yorum yapıyorsunuz? Bio nedir, yeni bir uluslararası pakt mı?”

Ceren:

“Üniversite mi? Bir dakika Uzman Bey, benim etkileşim oranım sizin çıktığınız haber kanalının aylık reytinginin üç katı. Geçen gün deprem analizimi yaparken sürdüğüm nemlendirici sayesinde tweetim 50 bin fav aldı. İnsanlar o dört saatlik bağırış çağırış programlarınızı izlerken daralıyor. İzleyiciyi bu kadar strese sokmaya hakkınız yok yani.”
Uzman Bey kızararak, masaya hafifçe vurur “Hanımefendi ben buraya yıllarımı verdim! Ben akşam 8’den sabah 5’e kadar kesintisiz, nefes almadan her konuda konuşabilirim! Deprem, dış politika, virüs, futbol, uzaylılar… Bir bardak ılık su verin hakkında sabaha kadar konuşurum.“

Ceren müstehzi bir dudak büküşle lattesinden bir yudum alır ve:

“Ay tamam en çok siz biliyorsunuz, bütün isimleri ve sırları siz biliyorsunuz. Ama insanlar yoruldu anlıyor musunuz? Ben hap bilgi veriyorum: ‘Arkadaşlar kriz var, gereksiz harcama yapmıyoruz, ama şu %30 indirim kodumu kullanmayı unutmayın.’ Bitti gitti. Hem sizin programların arasına giren reklamlarda bile benim yüzüm dönüyor, farkında mısınız?”

Uzman Bey:

“Bu bir jenerasyon felaketidir! Medya elden gidiyor!

Ceren:

“Hadi canlarım, siz de bu yayını kapatın da Insta yayınıma gelin, kutu açılışı yaparken biraz da borsayı konuşacağız, öptüm!”

Çok şükür program bitti! Bu arada iki zıt karakter farklı jenerasyon birbirine laf soktu reytingler tavan!
Yine kasa kazandı izleyici ne olduğunu anlamaya çalışıyor, medya yine yerlerde…

Sait İnanç

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.